Yerde namaz kılma imkânı yoksa (örneğin, zemin çamurluysa, hava çok soğuksa, fırtına varsa vb.), yerde namaz kılmak kişinin kendisine veya malına zarar verecekse ya da yolculuk sırasında mola verene kadar namaz vakti çıkacaksa, tren, uçak ve diğer ulaşım araçlarında da namaz kılmak caizdir.
Kur’an-ı Kerim’de: “(Allah) size dinde hiçbir zorluk yüklemedi” (Hac suresi, 78. ayet) ve “Gücünüz yettiğince Allah’tan sakının” (Teğabun suresi, 16. ayet) buyrulmuştur.
Ulaşım araçlarında kılınan beş vakit farz ve vitir vacip namazlarda kıbleye yönelmek ve ayakta durmak (kıyam) imkân nispetinde yerine getirilmelidir.
Geçerli bir mazeretle (hastalık, baş dönmesi vb.) ayakta namaz kılamayan kişi oturarak kılar. Otururken ellerini bağlayıp ayetleri okur, dizlerine dayanarak hafifçe eğilerek rükû yapar. Secdeyi ise normal şekilde yerine getirir. Oturmaya gücü yetip de rükû ve secdeye eğilemeyen kişi ise otururken rükû için biraz, secde için ise daha fazla eğilir (Hidaye, 1/347).
Peygamberimiz (ona Allah’ın salât ve selâmı olsun): “Namazı ayakta kıl. Gücün yetmezse oturarak kıl. Buna da gücün yetmezse yan yatarak kıl” buyurmuştur (Buhari).
Şeriata göre, denizde seyreden bir gemide hiçbir mazeret olmasa bile farz ve vacip namazları oturarak kılmak caizdir. Mümkünse ayakta veya gemi durduğunda kıyıya inip namaz kılmak daha faziletlidir. Ancak kıyıda bağlı duran bir gemide sebepsiz yere oturarak namaz kılmak doğru değildir (Maraqi’l-Felah, 346-348).
Yolcu namazı kıbleye dönerek kılar. Çünkü farz namazlarda kıbleye yönelmek şarttır. Kıbleye dönmek mümkün değilse, bunda bir sakınca yoktur. Bu nedenle uçakta, otobüste oturduğu yöne doğru kılar. Trende ise mümkün olduğunca kıbleye yönelmeye çalışır.
Yolculuk sırasında ulaşım araçlarında kılınan namazların tekrar kılınması gerekmez.
Hazırlayan: Hasan AMANKUL
“Minare” Gazetesi, No:21, 2021
Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve editör tarafından gözden geçirilmiştir.