Şeriata göre, herhangi bir şey doğal yollarla (ağız, burun, makat) vücuda girerse orucu bozar. Ancak vücut üzerinden girerse orucu bozmaz. Bu konuda "Fetava Hindiyye" adlı eserde "Ciltteki küçük deliklerden yağ gibi bir maddenin içeri girmesi orucu bozmaz" denilmiştir (Cilt 1, s. 266).
İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed (Allah onlara rahmet etsin) bu konuda şöyle derler: "Karnın veya başın derin yarasını tedavi etmek orucu bozmaz. Çünkü (orucun bozulması için) ilacın ana (doğal) yollarla içeri gitmesi gerekir. Ancak içeri giden yolun darlığı ve tedavi sırasında tıkanması nedeniyle ilaç yaranın içinden içeriye ulaşması pek mümkün değildir" ("el-Fıkhü'l-Hanefi ve Edilletühü", 1/392).
İmam Ebu Hanife (Allah ona rahmet etsin) ise şöyle uyarmıştır: "Karın veya baştaki derin yara tedavi edildiğinde ilaç içeriye veya beyin zarına ulaşırsa, bu orucu bozar" ("el-Hidaye Şerhu Bidayetü'l-Mübtedî", 1/557).
Günümüz alimleri, enjeksiyon yoluyla verilen ilaçları vücuda besin ve güç sağlayanlar ile sadece tedavi amaçlı (besin ve güç sağlamayanlar) olarak ikiye ayırır. Onlar, "Deri altına veya kasa tedavi amaçlı (besin ve güç sağlamayan) iğne yapılırsa oruç bozulmaz" derler. Ancak damar yoluyla yapılan enjeksiyon (kan nakli hariç) konusunda alimlerin görüşleri farklıdır. Alimlerin çoğu, "Damar yoluyla yapılan iğne vücuda besin veya güç sağlamıyorsa orucu bozmaz" demiştir ("el-Mufassal fi'l-Fıkh el-Hanefi", s. 276).
Aşı (vaksin), bakteri veya virüs gibi mikroorganizmalardan elde edilip, insan vücuduna bulaşıcı hastalıklardan korunmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için uygulanan bir preparattır. Aşı, gerekli bir besin veya vücuda güç veren bir vitamin değildir. Bu nedenle, insan vücuduna (deri altına, kasa, kalçaya veya damara) iğneyle aşı yapılması orucu bozmaz.
Hasan AMANKUL
"Minare" gazetesi, No: 5, 2021
Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve editör tarafından gözden geçirilmiştir.