Vakitler
Aile ve nikâhtr

BEBEĞE CİN GİREBİLİR Mİ?

Shejire Editorial

CevapEditorialShejire Editorial

Cinler, insanlar ve melekler gibi Allah'ın yarattığı varlıklardır. Onlar da kendi aralarında iyi ve kötü olarak ayrılırlar. İyi (müslüman) cinler, Allah Resulü'ne (ona Allah'ın salâtı ve selamı olsun) "Biz insanlara hiçbir zarar vermeyiz, fakat insanlar bilmeden bize zarar verirse, o zaman intikam alabiliriz" diye söz vermişlerdir. Kötü (kâfir) cinler ise, aksine, insanlara çeşitli şekillerde zarar vermeye çalışırlar.

Şeytan, "uzaklaştırılmış", "haddini aşmış" anlamına gelen ve cinlerle ilgili kullanılan bir sıfattır. Cin ve şeytanlar genellikle çöllerde, pis yerlerde bulunurlar. Güneş battığında yeryüzüne yayılmaya başlarlar. Bu yüzden Peygamberimiz (ona Allah'ın salâtı ve selamı olsun) şöyle tavsiye etmiştir:

"Güneş batarken çocuklarınızı yanınıza alın! Çünkü bu vakitte yeryüzüne şeytanlar yayılır. Gece ilerledikten sonra ise (çocukları) bırakabilirsiniz." (Buhari, Müslim).

Çoğu âlimin görüşüne göre, cinler herhangi bir insana yaklaşabilir, ona temas edebilir, içine girip orada barınabilirler. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmuştur:

"Faiz yiyenler, şeytan çarpmış kimse gibi kalkarlar" (Bakara suresi, 275. ayet).

Burada "cin çarpmış" ifadesiyle, cinin etkisine girmiş, yani cinin içine girdiği insan kastedilmektedir. Cinlerin insana temas etmesinin birçok yolu vardır. Bunun özel bir belirtisi yoktur. Farklı ve çeşitli sebepler olabilir. Mesela, kapı önüne kirli su dökmek, dışarıda gecelemek, çöplüğe basmak, hayvan kemiğine tekme atmak, günah işlemek ve sihirlenmek gibi sebeplerle cin çarpması olabilir.

Yersiz gülmek ya da ağlamak, Kur'an okunurken içsel bir karşı koyma hissetmek, zihinsel yetersizlik, kasılmalar, uykusuzluk, pis yerlerde dolaşmak gibi davranışlar, cinin etkisindeki insanın başlıca belirtileri arasında sayılır.

Ancak cin insanın içine girebilir diye, her şeyi yapabilir diye korkmaya gerek yoktur. Aksine, bir Müslüman cin ve şeytanın zararından korunma yollarını aramalıdır.

Allah'ı anmak ve zikir yapmak, cin ve şeytana karşı en güçlü ve güvenilir silahtır. Özellikle "Fatiha", "Kafirun", "İhlas", "Felak", "Nas" sureleri ile Ayet-el Kürsi'yi okumanın çok büyük faydası vardır. Ayrıca Allah'a tevekkül edip, her işte O'na samimi olarak dayanmak, yemek yerken besmele çekmek, abdestli gezmek, gusül almak, kendine üflemek gibi davranışlar da belanın yaklaşmamasına veya ondan kurtulmaya vesile olur. Bunun yanında cinlerden korunmak için Peygamberimizin (ona Allah'ın salâtı ve selamı olsun) öğrettiği sabah ve akşam sünnet dualarını okumak gerekir.

Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmuştur:

"Benim kullarım üzerinde senin hiçbir etkin yoktur. Ancak sana uyan sapkınlara etki edebilirsin." (Hicr suresi, 42. ayet).

Yani şeytan, Allah'ı zikreden ve ibadet eden insana yaklaşamaz.

Peygamberimiz (ona Allah'ın salâtı ve selamı olsun), torunları Hasan ve Hüseyin'i şeytanın, zehirli hayvanların ve nazarın zararından koruması için Allah'a dua ederdi (Buhari).

Hasan AMANKUL

Şeriat ve fetva bölümü başkan yardımcısı

"Munara" gazetesi, No:15, 2020

Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve editör tarafından gözden geçirilmiştir.

Buradaki cevaplar kullanıcılar tarafından yazılır ve resmî fetva niteliği taşımaz. Bağlayıcı bir hüküm için yetkili bir din görevlisine veya müftülüğe başvurun.

👍 0👎 0💬 0👁 0
Paylaş:

Yorumlar

Henüz yorum yok.