Eskiden beri bilinir ki, evde biri vefat ettiğinde, cenazenin bulunduğu odadaki tüm aynaların üzeri örtülür. Çünkü Türk halkında "böyle bir durumda aynaların açık bırakılması uygun değildir" şeklinde bir anlayış vardır. Elbette bunun da bir dayanağı olmalı.
Bazı kişiler aynadaki görüntüyü de resim olarak kabul ederler. Dine sıkı bağlı olan Müslümanlar ise evlerine köpek sokmamaya, duvarlarına resim asmamaya özen gösterirler. Çünkü Peygamberimiz (ona Allah'ın salât ve selâmı olsun) şöyle buyurmuştur:
«İt bulunan ve resim asılı olan eve melekler girmez» , – buyurarak bundan sakındırmıştır (Buhari).
Gerçekten de melekler, Allah'ın temiz ve değerli yaratıklarıdır. Demek ki meleklerin bulunduğu yerde tehlike ve korkunun olmaması gerçektir. İkincisi, şeriatta ibadet sırasında önünde veya yanında resim bulunması mekruh sayılır. Çünkü bu, resme bakarak ibadet etmeye benzetilir ("Fethu bâbil ğinâye", 1/445). Cenazenin bulunduğu odada zikir ve dua okunabilir. İçinde namaz kılınmasa bile, orası namaz kılınan bir oda gibi değerlendirilir. Üçüncüsü, günümüzde insanlar aynayı genellikle eve süs olarak koyarlar. Cenazenin bulunduğu odadaki aynanın üzerinin örtülmesinin amacı da, içeri giren kişiye ahireti hatırlatmak ve ölümü tefekkür ettiren bir mekân oluşturmaktır. Dördüncüsü, genellikle insanlar aynayı yüzlerindeki güzelliği, lekeyi, makyajı veya kırışıklığı görmek için kullanır. Aynaya bakan kişinin dikkati hemen oraya kayabilir. Bu nedenle böyle bir durumda aynanın açık olması uygun görülmez. Beşincisi, insan aynaya her baktığında, aynada gördüğü eski görüntüler hafızasında canlanmaya başlar. Karanlıkta veya aniden bakıldığında ise aynadaki görüntüden insan ürkebilir. Elbette bu tür durumların insan psikolojisine olumsuz etkisi olduğu açıktır. Bu yüzden vefat eden kişinin (cenazenin) bulunduğu odadaki aynanın üzerinin örtülmesi uygun bir davranıştır ve şeriata aykırı değildir.
Hasan AMANKUL
"Minare" gazetesi, No:4, 2023
Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve editör tarafından gözden geçirilmiştir.