Sünnet, İslam dininde ve Türk kültüründe erkek çocuğun cinsel organını kaplayan derinin kesilmesiyle yapılan bir uygulamadır. Arapçada "әл-хитан", tıpta ise "sünnet" veya "sirkümsizyon" olarak adlandırılır.
Tıp uzmanları, bu uygulamanın sağlık açısından faydalı olduğunu ve sünnet sayesinde cinsel yolla bulaşan birçok hastalığın önlenebileceğini belirtmektedir. Şeriatımıza göre ise erkek çocuğun sünnet edilmesi, Peygamberimizin (صلى الله عليه وسلم) sünnetidir.
Bir hadiste, fıtratın (yaratılışın) beş özelliğinden biri olarak sünnet edilmek zikredilmiştir. Ebu Hureyre'den (Allah ondan razı olsun) rivayet edilen hadiste Peygamberimiz (صلى الله عليه وسلم) şöyle buyurmuştur:
"İnsanın fıtratında şu beş şey vardır: Sünnet olmak, kasık ve koltuk altı tüylerini temizlemek, tırnak kesmek ve bıyıkları kısaltmak." (Buhari, Müslim).
Toplumumuzda çocuklar genellikle tek yaşlarda, yani üç, beş veya yedi yaşında sünnet ettirilir. Ancak şeriatımızda sünnetin zamanı kesin olarak belirlenmemiştir. Bazı alimler, Peygamberimizin (صلى الله عليه وسلم) torunları Hasan ve Hüseyin doğduktan sonra yedinci günlerinde kurban kesip onları sünnet ettirdiğine dair hadise dayanarak bu yaşta sünnet ettirmenin müstehap olduğunu söylemişlerdir. Çünkü bu yaşta sünnet edilen çocuk için işlem daha kolay olur ve yarası da daha çabuk iyileşir.
Hanefi mezhebinin önde gelen alimlerinden İbn Abidin, "Haşiye" adlı eserinde şöyle der: "İmam Ebu Hanife, özel bir delil bulunmadığı için sünnetin şeriattaki kesin zamanını belirtmemiştir. Hanefi mezhebinin sonraki alimlerinden bir kısmı, yedi ile on iki yaş arasında sünnet edilmesini uygun görmüştür. Çünkü yedi yaşına gelen çocuk başkalarına muhtaç olmadan kendi yemeğini yiyip giyinebilecek hale gelir. Ayrıca bu yaşa gelen çocuğu namaza alıştırmak da müstehaptır."
Hanefi mezhebinin birçok alimi, "Bahru'r-Raik" adlı eserde sünnetin belirli bir zamanı olmadığını, çocuğun sünneti kaldırabileceği yaştan buluğ çağına kadar yapılabileceğini belirtmiştir. Eğer çocuk zayıfsa ve sünneti kaldıramayacaksa, belli bir zamana kadar ertelenebilir. Eğer çocuk doğuştan sünnetli ise tekrar sünnet ettirilmesine gerek yoktur. Diğer sebeplerle buluğ çağına kadar sünnet ettirilmemişse, en kısa sürede sünnet edilmesi gerekir.
Sonuç olarak, sünnetin vaktini buluğ çağına kadar geciktirmemek gerekir. Şeriatımızda sünnetin kesin bir zamanı belirlenmediğinden, çocuğun sağlığının sünneti kaldırıp kaldıramayacağına dikkat edilir. Ayrıca sünnet sağlıkla ilgili bir mesele olduğundan, her anne-baba çocuklarını sünnet ettirecek zamanı doktorlarla istişare ederek belirlemelidir.
Medet KURMAŞULI,
"İman" dergisi, Sayı 3, 2023
Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve editör tarafından gözden geçirilmiştir.