Günümüzde insanı manevi açıdan yozlaştıran davranışlar kasıtlı olarak teşvik edilmektedir. Bunlardan biri de aynı cinsler arasındaki ilişkidir. Şeriat, bu tür ilişkiyi büyük günahlar arasında sayar.
Erkekle erkeğin veya kadınla kadının cinsel ilişkiye girmesi, Lut Peygamber’in (ona Allah’ın selamı olsun) kavminin işlediği çirkin bir fiildir. Allah Teâlâ Kur’an’da şöyle buyurur:
"Lut, o zaman kavmine: 'Sizden önce âlemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir hayasızlığı mı yapıyorsunuz?' dedi. 'Kadınları bırakıp erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Elbette siz haddi aşan bir topluluksunuz.'" (A'râf Suresi, 80-81. ayetler), "Lut’a hikmet ve ilim verdik. Kötü işler yapan kasabadan onu kurtardık. Gerçekten onlar kötü, bozguncu bir topluluktu." (Enbiyâ Suresi, 74. ayet), "Onların üzerine taş yağdıran bir fırtına gönderdik. Ama Lut’un ailesini sabah vakti kurtardık." (Kamer Suresi, 34. ayet) diye buyrulmuştur.
Bu ayetlerde Lut Peygamber’in (ona Allah’ın selamı olsun) kavmine verilen ceza anlatılmaktadır. Böylece Allah Teâlâ, şeriata aykırı cinsel ilişkinin cezasının ağır olacağını bildirmektedir.
Sevgili Peygamberimiz (ona Allah’ın salât ve selamı olsun) şöyle buyurmuştur:
"Ümmetim için en çok korktuğum şey, Lut kavminin işidir." (Tirmizî, İbn Mâce).
İbn Abbas’ın (Allah ondan razı olsun) rivayet ettiği bir hadiste Peygamberimiz (ona Allah’ın salât ve selamı olsun) şöyle demiştir:
"Hayvanla cinsel ilişkiye girenler Allah’ın lanetine uğramıştır! Lut kavminin işini yapanlar Allah’ın lanetine uğramıştır!" (Ahmed).
Bir erkekle cinsel ilişkiye giren erkek ve bir kadınla cinsel ilişkiye giren kadın, fıtratına aykırı bir davranışta bulunmuş olur. Çünkü Allah Teâlâ, erkeği kadına, kadını erkeğe meyilli olarak yaratmıştır. Hayvanlar da böyledir. Onların erkeği dişisine, dişisi erkeğine ilgi duyar. Bunun tersi, doğaya aykırıdır. Aynı cinsler arasındaki cinsel ilişki, çeşitli hastalıklara yol açar. Bu durum, ailenin dağılmasına ve akrabalık bağlarının kopmasına sebep olur. İnsan, ancak Allah Teâlâ’nın emir ve yasaklarına uyarak selamete, güvenliğe ve sağlığına kavuşabilir; onurunu ve namusunu koruyabilir. Ayrıca insan, yalnızca Allah Teâlâ’nın buyurduğu şekilde yaşarsa yaratılışına uygun bir hayat sürmüş olur.
Allah Teâlâ, insanları baştan itibaren çift olarak, yani erkek ve kadın olarak yaratmıştır. Bu konuda Kur’an’da şöyle buyrulmuştur:
"...Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkek ve kadın türeten Rabbinizden korkun." (Nisâ Suresi, 1. ayet), ve yine "Sizi çift çift yarattık." (Nebe’ Suresi, 8. ayet) diye buyrulmuştur.
Yüce Rabbimiz, erkeği ve kadını birbirini fizyolojik ve manevi olarak tamamlasınlar diye çift olarak yaratmıştır. Onlar, aralarındaki sevgi temelinde bir birlik kurmalıdır. Bu birliğin en önemli amacı, neslin devamını sağlamaktır. İslam’ın aynı cinsler arasındaki cinsel ilişkiyi kabul etmemesi bu anlayışa dayanır.
İslam’da zina ne kadar haramsa, aynı cinsiyetten iki kişinin cinsel ilişkiye girmesi de haramdır. Kur’an’da bu tür sapmalar "el-fahîşe", yani "çirkinlik, ahlaksızlık" olarak adlandırılmıştır. Fahîşe, aynı cinsiyetten iki kişinin cinsel ilişkiye girmesidir. Günaha batmış Lut kavmine gereken ceza verilmiştir. Onlar, gözleri kör edilmiş halde sabaha karşı tamamen helak edilmişlerdir.
İnsanlık tarihinde Allah’ın kanununu, insanlık yasasını (ceza hukukunu) hiçe sayanlar her zaman olmuştur. Ancak onlar, yasayı çiğneyip bu dünyada idari veya cezai cezalardan kurtulmanın yollarını bulsalar bile, kıyamet günü kendilerini yoktan var eden Allah’ın adaletinden kaçamayacaklardır. Hatta dinsiz bir insan bile bir suç işlediğinde vicdan azabı çekmez mi? Mesele şudur ki, kimisi utanıp günahtan vazgeçer, kimisi ise bu duyguyu önemsemez. Bu durum, onun için her açıdan çok tehlikelidir.
Diyanet İşleri Başkanlığı Şeriat ve Fetva Bölümü
Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve editör tarafından gözden geçirilmiştir.