Soru: Hasta bir kişi oruç tutabilir mi?
Cevap: Oruç tutmak hastalığın ilerlemesine veya iyileşmenin gecikmesine sebep oluyorsa, oruç tutmamak caizdir [1]. Hatta oruçlu iken gözlerinde şiddetli ağrı veya yüksek ateş gibi ciddi bir rahatsızlık olursa, orucu bozmasına izin verilir. Ayrıca hasta kişi yataktan kalkamayacak kadar güçsüzleşirse ve namazı ayakta kılamayacak duruma gelirse de orucunu bozabilir [2]. Burada kişinin kendi tecrübesi veya uzman bir doktorun tavsiyesi esas alınır. İyileştikten sonra tutamadığı oruçların kazasını yerine getirir. Allah Teâlâ Kur’an’da şöyle buyurur:
فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَرِيضًا أَوْ عَلَى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ أَيَّامٍ أُخَرَ
"Sizden kim hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler kadar başka günlerde oruç tutsun" [3].
Ancak Ramazan ayında her hastalık için oruç bozulmaz. Bazen oruç tutmak hastalığa iyi gelebilir. Çünkü oruç tutmanın birçok hastalığa şifa olduğu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır [4].
Soru: Yaşlı ve kronik hastalığı olan bir kişi oruç tutmayabilir mi?
Cevap: Yılın başka zamanında da oruç tutamayacak kadar yaşlı olan veya ömrü boyunca sürecek kronik hastalığı bulunan kişilere oruç tutmama izni verilmiştir [5]. Bu kişilerin kaza orucu tutması da şart değildir. Onlar için, her gün için bir yoksulu oruç fidyesi olarak sabah ve akşam doyurmak vaciptir [6]. Bu konuda Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
وَعَلَى الَّذِينَ يُطِيقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْكِينٍۖ
"Oruç tutmaya gücü yetmeyenler (yani yaşlılar ve kronik hastalar), her gün için bir yoksulu (bir günlük iki öğün) doyuracak kadar fidye vermelidir" [7].
İbn Abbas bu ayeti, oruç tutmaya gücü yetmeyen yaşlı erkek ve kadın olarak açıklamıştır [8].
Fidye – (ortalama olarak) bir kişinin günlük (sabah ve akşam) doyacağı miktarda yemektir [9]. Fidye miktarı fitre sadakası ile de hesaplanabilir. Fidye Ramazan’ın başında veya sonunda verilebilir [10].
Birden fazla günün fidyesi bir kişiye veya birkaç kişiye bölünerek verilebilir. Bu sadaka toplumun fakir kesimine, durumu zayıf olan kalabalık ailelere, muhtaç engellilere dağıtılır. Fidye vermeye gücü yetmeyenler ise bundan da muaftır. Allah Teâlâ’dan af dilerler [11].
Hasta kişi ileride kronik hastalığından iyileşirse, güçsüz olan kişi tekrar güç kazanırsa, mazereti ortadan kalkmış olur ve verdiği fidye geçersiz olur [12]. Yani önceki oruçların kazasını tutar. Çünkü fidye vermek için hastalığın veya güçsüzlüğün ömür boyu devam etmesi gerekir [13].
Soru: Bir kişi diyabet hastası olup oruç tutamazsa ne yapmalıdır?
Cevap: Hastalık, oruç tutmamaya izin veren mazeretlerden biridir. İmam Nesefi "Kenzü’d-Dekâik" adlı eserinde: "Hastalığın ağırlaşmasından korkulursa, oruç bozulabilir" [14] demiştir.
Ancak bu hastalıkları ikiye ayırmak gerekir:
Birincisi: Geçici hastalık. Bu durumda oruç bozulabilir. İyileştikten sonra kaza edilir. Allah Teâlâ Bakara Suresi 184. ayette: "Kim hasta olur veya yolculuk sebebiyle oruç tutamazsa, tutamadığı günleri başka zamanlarda tutsun" buyurmuştur.
İkincisi: Oruç tutmaya gücü yetmeyen, kronik hastalık. Bu durumda oruç tutulmaz, her gün için fidye verilir. Allah Teâlâ yukarıdaki ayetin devamında: "Oruç tutmaya gücü yetmeyenler (yani yaşlılar ve kronik hastalar) fidye olarak bir yoksulu doyurmalıdır" buyurmuştur.
"Ramazan Orucu ile İlgili Fetvalar" kitabından
[1] "Raddü’l-Muhtar", 3/403-404.
[2] "El-Fetava et-Tatarhaniyye fi’l-Fıkh el-Hanefi", 2/114.
[3] Bakara Suresi, 184. ayet.
[4] Abdulhamid Mahmud Tuhmaz, "el-Fıkh el-Hanefi fi Sevbihi’l-Cedid", 1/437.
[5] "Raddü’l-Muhtar", 3/410. Abdulhamid Mahmud Tuhmaz, "el-Fıkh el-Hanefi fi Sevbihi’l-Cedid", 1/442.
[6] "El-Hidaye Şerhu Bidayetü’l-Mübtedî ma’a Şerhi’l-Allame Abdu’l-Hayy el-Leknevî", 2/270. "Raddü’l-Muhtar", 3/410.
[7] Bakara Suresi, 184. ayet.
[8] Et-Tahanavi, "İ'laü’s-Sünen", 6/2891. Buhari, No: 4505.
[9] "Fetava et-Tarahaniyye", 2/117.
[10] "Raddü’l-Muhtar", 2/427. "El-Bahru’r-Raik Şerhu Kenzü’d-Dekâik", 2/308.
[11] Abdulhamid Mahmud Tuhmaz, "el-Fıkh el-Hanefi fi Sevbihi’l-Cedid", 1/442-443.
[12] "El-Fetava el-Hindiyye", 1/227.
[13] "El-Hidaye Şerhu Bidayetü’l-Mübtedî ma’a Şerhi’l-Allame Abdu’l-Hayy el-Leknevî", 2/270. "Raddü’l-Muhtar", 3/410.
[14] "Kenzü’d-Dekâik", s. 28.
Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve editör tarafından gözden geçirilmiştir.