İslam, insanların birbirine yardım etmesini ve başkalarını kurtarmayı teşvik eder. Kan bağışı da hasta bir insanın hayatını kurtarmaya vesile olur. Bu nedenle, günümüzün çoğu âlimi kan vermeye izin vermiştir. Çünkü bu işi yapan kişi, tüm insanlığı ölümden kurtarmış gibi olur demişlerdir [1].
Allah Teâlâ Kur’an’da şöyle buyuruyor:
وَمَنْ أَحْيَاهَا فَكَأَنَّمَا أَحْيَا النَّاسَ جَمِيعًا
"Kim birini ölümden kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibi olur." [2]
Ancak şu şartların bulunması gerekir:
Ciddi bir zaruret olmalı; yani yerine geçebilecek temiz bir alternatif yoksa ve güvenilir, yetkin tıp uzmanlarının kararıyla hastanın hayatını kurtarmanın tek yolu ve tedavisi bu olmalı.
Donörün sağlığına hiçbir zarar gelmemeli;
Donör kendi rızasıyla, gönüllü olarak vermeli;
Kan nakli işlemi bilgili ve yetkin doktorların gözetiminde yapılmalı [3].
Diyanet İşleri Başkanlığı Şeriat ve Fetva Bölümü
[1] el-Mevsûatu’l-muyassara fî fıkhi’l-kadâya’l-muâsıra, 541-542.
[2] "Maide" suresi, 32. ayet.
[3] Ali Muhyiddin el-Karadâğî, Fıkhu’l-kadâya’t-tıbbiyye’l-muâsıra, 547.
Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve editör tarafından gözden geçirilmiştir.