Vakitler
Diğertr

Koronavirüsten ölen kişi şehit sayılır mı?

Shejire Editorial

CevapEditorialShejire Editorial

Şehit, Allah yolunda ölen, dinini, namusunu ve vatanını düşmanlardan korurken hayatını kaybeden Müslümandır.

Şehitler iki gruba ayrılır:

  • <p>Birincisi, tam anlamıyla şehit olanlardır. Allah yolunda savaşırken ölen veya isyancı ya da eşkıya tarafından öldürülen kişi, hem bu dünyada hem de ahirette şehit kabul edilir.</p>

  • <p>İkincisi ise, ahirette şehitlik mertebesine ulaşacak Müslümandır. Bu kişiler ahirette şehit sevabına nail olurlar. Ahiret şehitleri; karın hastalığından, vebadan, boğularak ya da yanarak ölenler gibi kimselerdir.</p>

Ahiret şehitleri ile tam şehitler arasındaki fark; ahiret şehitlerinin cenazesi yıkanır, kefenlenir ve cenaze namazı kılınır. Tam şehitlerin ise bedeni sadece kan ve pislikten temizlenir, yıkanmaz. Üzerindeki elbiseyle defnedilir ve cenaze namazı kılınır[1].

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Ebu Hureyre’den rivayet edilen bir hadiste şöyle buyurmuştur: "Şehitler beştir: Vebadan (veya benzeri bir hastalıktan) ölen, karın hastalığından ölen, boğularak ölen, enkaz altında kalarak ölen ve Allah yolunda öldürülen" [2].

Ebu Davud’un rivayetinde ise, Allah yolunda ölenlere ek olarak, yukarıda sayılanlara ateşte yanarak ölen ve doğum sırasında vefat eden kadın da eklenerek şehitlerin yedi olduğu belirtilmiştir.

İmam Nevevi şöyle der: "Âlimler, Allah’ın rahmetiyle böyle bir ölümle vefat edenlerin, çektikleri şiddetli acı ve ıstırap sebebiyle şehitlik mertebesine ulaştıklarını söylemişlerdir" [3]. Ancak ahiret şehitleri sadece hadiste zikredilenlerle sınırlı değildir [4]. Benzer anlam taşıyan başka durumlar da şehitlik derecesine dâhildir. Bu yüzden bazı âlimler şehitlerin sayısını yirmiye, bazıları ise kırka kadar çıkarmıştır [5]. Bu sebeple, "koronavirüs" zatürresinden ölen Müslümanların da ahiret şehitleri arasında sayılabileceği şu gerekçelerle ifade edilmiştir:

  1. <p>Birincisi, hastalığın ağırlığı, virüsün bulaşıcılığının yüksek olması ve çekilen şiddetli acılar, âlimlerin bahsettiği şehitlik derecesine ulaşma sebebidir.</p>

  2. <p>İkincisi, bu salgın, hadislerde genel ifadelerle geçen bazı hastalıkların kapsamına girmektedir. Mesela karın hastalığından ölmek. Bazı âlimlere göre, iç organ hastalıklarından ölen herkes bu kapsama girer [6]. Yani karaciğer, böbrek, akciğer gibi organ hastalıkları da bu gruba dâhildir.</p>

  3. <p>Üçüncüsü, şeriata göre sıtma [7] ve veremden [8] ölenler de şehit sayılır. Bu hastalıkların belirtileri koronavirüsle benzerdir.</p>

  4. <p>Dördüncüsü, hadislerde geçen şehitlik hastalıkları, sadece Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) döneminde bilinenlerle sınırlı değildir. Benzer belirti ve etkileri olan günümüz hastalıklarını da kapsar. Mesela zatürre; yüksek ateş, öksürük, nefes darlığı ve şiddetli ağrı gibi belirtileriyle koronavirüse benzer [9].</p>

  5. <p>Beşincisi, koronavirüs enfeksiyonu, hadislerde "taun" olarak geçen hastalığa benzemektedir. Âlimler bunu veba olarak açıklamışlardır. Alim Bedruddin Aynî, bulaşıcı ve hızlı ölüme sebep olduğu için bunu "veba" olarak adlandırmıştır. Bu hastalık, tüm tehlikeli salgınları kapsar[10].</p>

Bu sebeplerle, koronavirüs enfeksiyonundan ölen bir Müslüman ahiret şehidi sayılabilir. Ancak cenazesi şeriata uygun olarak yıkanmalı, kefenlenmeli ve cenaze namazı kılınmalıdır.

Şeriat ve Fetva Bölümü

  • <p>[1] Cenaze ve Defin İşlemleri, s. 81-82.</p>

  • <p>[2] Buhari rivayet etti.</p>

  • <p>[3] Nevevi, Şerhu Müslim, 13/63.</p>

  • <p>[4] Ahiret şehidi; yaralanıp uzun süre sonra ölen, bebek, akıl hastası, kazara öldürülen, duvar altında kalan, yolculukta ölen, kolera veya zehirlenmeden, sara, ateşli hastalık, zehirli hayvan sokması, doğumda ölen kadın ve cuma gecesi vefat edenlerdir.</p>

  • <p>[5] Fethü’l-Bari, 6/43, Et-Tenvir Şerhu’l-Camiu’s-Sağir, 6/551.</p>

  • <p>[6] Nevevi, Şerhu Müslim, 13/63.</p>

  • <p>[7] Deylemi rivayet etti. Hafız Süyuti hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.</p>

  • <p>[8] Taberani rivayet etti.</p>

  • <p>[9] Lem’atu’t-Tankih fi Şerhi Mişkatil-Mesabih, 4/41.</p>

  • <p>[10] Umdetü’l-Kari, 14/129.</p>

Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve editör tarafından gözden geçirilmiştir.

Buradaki cevaplar kullanıcılar tarafından yazılır ve resmî fetva niteliği taşımaz. Bağlayıcı bir hüküm için yetkili bir din görevlisine veya müftülüğe başvurun.

👍 0👎 0💬 0👁 0
Paylaş:

Yorumlar

Henüz yorum yok.