Vakitler
İtikattr

KUR'AN'DA ALLAH NEDEN ZAMANA YEMİN EDİYOR?

Shejire Editorial

CevapEditorialShejire Editorial

Zaman, hayatımızdır; insana Allah'ın verdiği bir nimet, Kıyamet Günü'nde hesaba çekileceğimiz bir emanet ve sahip olduğumuz en kıymetli şeydir. Allah'ın kullarına verdiği birçok nimetten biridir. Zamanı ödünç almak, vermek, hediye etmek veya miras bırakmak mümkün değildir. Sormadan gelir ve geçer. İnsan malını, makamını, sağlığını ve başka şeyleri kaybederse, geri kazanabilir. Ama geçen zamanı geri getirmek imkânsızdır.

Allah Teâlâ, Kur'an-ı Kerim'de birçok yerde zamana yemin etmiştir. Zaman üzerine yeminle başlayan "Asr" suresi, güneş, gece, kuşluk vakti, sabah gibi zaman dilimlerine yemin edilen birçok ayet vardır. Allah Teâlâ neye yemin ederse, ondan sonra gelen şeyin önemini vurgular.

Allah Teâlâ'nın özellikle dikkat çektiği zamana kayıtsız kalmak, gerçek bir gafletin işaretidir.

Bu yüzden akıllı insan zamanının kıymetini bilir. Bu dünyaya neden geldiğini ve nereye gideceğini de bilir. Çünkü kul, Kıyamet Günü'nde zamanını nasıl geçirdiği sorulmadan yerinden kıpırdayamaz.

Peygamberimiz (ona Allah'ın salât ve selâmı olsun) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet Günü kul, dört şeyden sorguya çekilmeden yerinden kıpırdayamaz: Hayatını nasıl geçirdiğinden, gençliğini nasıl ve neyle geçirdiğinden, malını nereden kazanıp nereye harcadığından ve ilmini nasıl kullandığından."

Bu hadise baktığımızda, insanın hayatının her anından ve özellikle gençliğinden sorguya çekileceği belirtilmiştir.

Zamanın üç önemli özelliği vardır:

  • Birincisi – Geçen zaman geri gelmez.

  • İkincisi – Geçirdiğimiz zamandan hesaba çekileceğiz.

  • Üçüncüsü – Zaman satılmaz, satın alınmaz.

Bu nedenle zamana uygun olarak yapılması gerekenler şunlardır:

  • Zamanı boşa harcamadan, kendine faydalı işlerle geçirmek,

  • Ne kadar yaşarsan yaşa, bir gün bu dünyadan ayrılacağını bilmek,

  • Dünya için hiç ölmeyecekmiş gibi çalışmak,

  • Ahiret için ise yarın ölecekmiş gibi amel etmek,

  • Bu dünyadan ayrıldıktan sonra arkanda sana fayda sağlayacak bir şey bırakmak.

İbn Mes'ud (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: "Hayatımın kısaldığı ve sevaplı ameller yapmadan geçirdiğim bir güne üzülmekten daha çok hiçbir şeye üzülmedim." Bu yüzden her anımızı ganimet bilmeli, özellikle gençliğimizi Allah'ın razı olacağı güzel amellerle değerlendirmeliyiz. Müminlerin özelliklerini anlatan bir ayette şöyle buyrulmuştur:

"Onlar boş ve faydasız işlerden uzak dururlar" (Mü'minun suresi, 3. ayet).

Böylece Müslümanların zamanlarını boşa geçirmedikleri anlatılmıştır.

Sonuç olarak, Allah Teâlâ neye yemin ederse, ondan sonra gelen şeyin önemini vurgular. Zaman, insanın hayatıdır. İmam Şafii şöyle demiştir: "Zaman keskin bir kılıç gibidir; sen onu kesmezsen, o seni keser." Kim zamanının kıymetini bilmezse, hayatının nasıl geçtiğine de dikkat etmez. Bu yüzden akıllı insan zamanın önemini gözeterek, hem dünyasına hem de ahiretine faydalı işlerle meşgul olur. Allah Teâlâ, her anın kıymetini bilip onu boşa harcamadan, iki dünyamıza da fayda sağlayacak ameller işlemeyi nasip etsin!

Medet KURMAŞULI

"İman" dergisi, No:12, 2024

Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve editör tarafından gözden geçirilmiştir.

Buradaki cevaplar kullanıcılar tarafından yazılır ve resmî fetva niteliği taşımaz. Bağlayıcı bir hüküm için yetkili bir din görevlisine veya müftülüğe başvurun.

👍 0👎 0💬 0
Paylaş:

Yorumlar

Henüz yorum yok.