Niyet, ibadetin en önemli unsurlarından biridir. Her iş niyetle başlar ve niyetsiz yapılan amellerin anlamı olmaz. Peygamber Muhammed (صلى الله عليه وسلم) şöyle buyurmuştur:
"Ameller ancak niyetlere göredir ve herkese ancak niyet ettiği şey vardır." [1]
Kurban ibadetinin sahih olması için üç şart gereklidir: Hayvanın sağlıklı olması, Kurban Bayramı günlerinde kesilmesi ve niyet edilmesi. Niyeti dil ile söylemek şart değildir, kalpten geçirmek yeterlidir. Hayvanı kurban etmek niyetiyle kesmekle bu şart yerine gelmiş olur.
Hayvanı kesmeden önce şu şekilde niyet edilebilir: "بِسْمِ اللّٰهِ، اَللّٰهُ أَكْبَرُ! Ey Rabbim! Bu kurbanı bana rızık olarak verdin. Bunu Senin rızan için kurban ediyorum. Benden kabul buyur!" veya sadece "بِسْمِ اللّٰهِ، اَللّٰهُ أَكْبَرُ!" denilebilir.
Cabir bin Abdullah’tan (رضي الله عنه) rivayet edildiğine göre: "Kurban Bayramı günü Resulullah (صلى الله عليه وسلم) ile birlikte bayram namazı kıldım. Namazdan sonra bir koç getirip kurban etti ve şöyle dedi: 'بِسْمِ اللّٰهِ، اَللّٰهُ أَكْبَرُ. Allah’ım! Bu, benden ve ümmetimden kurban kesemeyenler adınadır.'" [2]
Her durumda niyet, ibadet edenin zihnini gereksiz düşüncelerden arındırmasına, beden ve ruh uyumunu sağlamasına ve ibadetini ihlasla yerine getirmesine yardımcı olur.
Bu bağlamda, kurban kesiminde niyetin önemine dair şu örnekler dikkate alınabilir:
<p>Kesen kişi kurban kestiğini unutup hayvanı keserse, niyeti hayvanı satın alırken veya kurban olarak ayırırken geçerlidir.</p>
<p>Fakir bir kimse, bir koyunu kurban niyetiyle satın alırsa, onu kurban etmesi vacip olur. Satın alınan hayvan çalınır veya kaybolursa, üzerine bir sorumluluk düşmez. Eğer niyetlendiği halde kurbanı kesmez ve vakit geçerse, zenginler gibi sadaka vermesi gerekir.</p>
<p>Bir başkası sahibinin izni olmadan kurbanı keserse, kurban geçerli olur. Çünkü sahibinin hayvanı kurban niyetiyle aldığı esas alınır [3].</p>
<p>Bir sığır veya deveye birden yedi kişi ortak olursa, her birinin kurban niyetiyle ortak olması gerekir. Ortaklardan biri sadece et almak niyetiyle katılırsa, hiçbirinin kurbanı geçerli olmaz [4].</p>
Hasan Amankul,
Şeriat ve Fetva Dairesi Başkan Yardımcısı
<p>[1] Buhari rivayet etmiştir.</p>
<p>[2] Ebu Davud, Tirmizi rivayet etmiştir.</p>
<p>[3] "El-Mufassal fi’l-Fıkh el-Hanefi", s. 217.</p>
<p>[4] "Fetava Hindiyye", 5/351.</p>
Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve editör tarafından gözden geçirilmiştir.