Kurban, Arapça'da "yaklaşmak" anlamına gelir. Yani, Allah'ın rahmetine layık güzel ameller işleyerek Yaratıcı'ya yakınlaşmak demektir. Şer'i terim olarak ise Allah Teâlâ'nın rızasını kazanmak niyetiyle belirli bir vakitte, belirli şartlara uyarak hayvan kesmek anlamına gelir [1] .
Kurban kesmenin anlamı hakkında Yüce Allah şöyle buyurur:
لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتَّىٰ تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَ
"Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe erişemezsiniz" [2] .
Bu ayetin anlamı, bir kul malının en iyilerinden hayır, sadaka ve zekât vermedikçe Rabbinin rızasına ulaşamayacağıdır. Yani, Allah rızası için kurban keserken Müslümanın samimiyeti ve Rabbine teslimiyeti sınanır. İbrahim peygamber (ona Allah'ın selamı olsun) de böyle bir imtihandan geçmiştir. Genel olarak, insana bu dünyada verilen mal-mülk, ahiretteki azaptan koruyucu bir kalkan ve Allah'ın rızasına vesile olması için verilmiştir.
Allah Teâlâ, hayvanın kanının akmasına, etine veya derisine muhtaç değildir. Kutsal ayette belirtildiği gibi, Yaratıcı'ya ulaşan bunlar değil, kulunun samimi niyeti ve ihlasıdır. Hak Teâlâ şöyle buyurur:
لَنْ يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَٰكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوَىٰ مِنْكُمْ
"Allah'a onların etleri de, kanları da ulaşmaz. Fakat O'na sizin takvanız ulaşır" [3] .
Gerçekten de Allah için önemli olan, ibadetin şekli değil, özüdür. Kulun samimiyeti ve takvası esas olandır.
Kurban kesmek, Allah Teâlâ'nın verdiği sayısız nimetlere ve bir yıl daha sağ salim ulaşmanın şükrü olarak, ayrıca yıl boyunca işlenen günah ve hataları temizlemek için yapılan bir ibadettir. Ayrıca Müslüman, kestiği kurbanın etinden ailesine, akrabalarına, komşularına dağıtır; yoksullar da bu nimetten faydalanır. Böylece toplumda bereket, birlik, yardımlaşma, kardeşlik ve huzur artar.
[1] Raddu'l-Muhtâr, 9/452.
[2] "Âl-i İmrân" sûresi, 92. ayet.
[3] "Hac" sûresi, 37. ayet.
Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve editör tarafından gözden geçirilmiştir.