Vakitler
Kurbantr

KURBAN NE ZAMAN KESİLİR?

Shejire Editorial

CevapEditorialShejire Editorial

Kurban kesmenin belirli bir vakti vardır. Kurbanı bu vakitten önce veya sonra kesmek caiz değildir. Vaktinden önce kesilen kurban, sadece aile için kesilmiş bir et hükmündedir ve kurban olarak kabul edilmez. Eğer vaktinden sonra kesilirse, eti sadaka olarak verilmesi vacip olur ve sahibi ondan yiyemez[1].

Peygamberimiz (ona Allah'ın salât ve selâmı olsun) şöyle buyurmuştur:

إن أول ما نبدأ به في يومنا هذا أن نصلي ثم نرجع فننحر من فعله فقد أصاب سنَّتنا ومن ذبح قبل فإنما هو لحم قدَّمه لأهله ليس من النُّسُك في شيء

"Şüphesiz bugün ilk olarak yapacağımız iş namaz kılmaktır. Sonra dönüp kurbanımızı keseriz. Kim böyle yaparsa bizim sünnetimize uymuş olur. Kim bundan önce hayvanı keserse, sadece ailesine et sunmuş olur. Bu ibadet sayılmaz" buyurdu[2].

Kurban kesme vakti, bayram namazı kılınan yerlerde bayram namazından sonra; bayram namazı kılınmayan köylerde ise sabah güneş doğduktan sonra başlar ve bayramın üçüncü günü güneş batana kadar devam eder.

Şehirde yaşayan biri, kurbanını bayram namazı kılınmayan bir köye gönderirse ve orada güneş doğduktan sonra kesilirse, bu da geçerli olur. Çünkü esas alınan, kurban sahibinin bulunduğu yer değil, kurbanın kesildiği yerdir.

Aşırı soğuk, sel, yoğun kar gibi geçerli sebeplerle bayram namazı kılınamazsa, kurban kesme vakti yaklaşık olarak bayram namazı vakti geçtikten sonra, yani güneş doğduktan bir saat sonra başlar.

Bir gün bayram günü zannedilip insanlar o gün bayram namazı kılar ve kurban keserse, sonra o günün arefe olduğu anlaşılırsa, kılınan namaz ve kesilen kurban geçerli olur[3]. Ancak kurban bayramı günü gelmeden kurban kesildiği biliniyorsa, bu sadece sadaka olur. Türk geleneklerinde yapılan "şektik merasimi" buna benzer.

Kurban gündüz de gece de kesilebilir. Ancak gece kurban kesmek mekruh sayılmıştır[4]. Ayrıca kurbanı bayramın birinci günü kesmek daha faziletlidir[5].

Diyanet Şeriat ve Fetva Bölümü

  • [1] el-Mufassal fi'l-Fıkh el-Hanefi, 216.

  • [2] Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi rivayet etmiştir.

  • [3] Reddü'l-Muhtar, 6/319.

  • [4] Fethu Bab el-Gınaye, 3/76.

  • [5] Kitab el-İhtiyar, 4/260.

Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve editör tarafından gözden geçirilmiştir.

Buradaki cevaplar kullanıcılar tarafından yazılır ve resmî fetva niteliği taşımaz. Bağlayıcı bir hüküm için yetkili bir din görevlisine veya müftülüğe başvurun.

👍 0👎 0💬 0👁 0
Paylaş:

Yorumlar

Henüz yorum yok.