İbn Ömer'den (Allah ondan razı olsun) rivayet edilen bir hadiste Allah Resulü (ona Allah'ın salât ve selâmı olsun) şöyle buyurmuştur: "İslam beş şey üzerine kurulmuştur. Bunlar: 'Lâ ilâhe illallah ve enne Muhammeden rasûlullah' sözü, namazı dosdoğru kılmak, zekât vermek, hacca gitmek ve Ramazan ayında oruç tutmak" (Buhari, Müslim).
İslam'da emredilen tüm farzları yerine getirmek bir yükümlülüktür. Ancak bir Müslümanın tüm ibadetlerinin kabul olması ve sevap kazanması onun samimi inancına (imanına) bağlıdır. Yani Muhammed'in (ona Allah'ın salât ve selâmı olsun) Allah Teâlâ'dan getirdiklerini kalpten kabul edip namaz kılar, oruç tutar, zekât verir, hacca gider ve diğer salih amelleri işlerse, duası kabul olur ve sevap kazanır. Demek ki tüm salih amellerin kabul olması öncelikle imanımıza bağlıdır.
Allah Teâlâ hiçbir işi karşılıksız veya cezasız bırakmaz. Bu konuda Kur'an'da şöyle buyrulmuştur:
"Artık kim zerre kadar hayır işlerse onun karşılığını görür. Kim de zerre kadar kötülük işlerse onun cezasını çeker" (Zilzâl suresi, 7-8. ayetler).
Allah Teâlâ namaz kılmayan bir kulun tuttuğu orucu da karşılıksız bırakmaz, ona hak ettiği mükâfatı ve sevabı verir. Yüce Rabbimiz adaleti hakkında Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurur:
"Kıyamet günü o güne özgü adalet terazileri kurarız ve insanların dünyadaki amellerini tamamen tartarız. O gün hiçbir kimseye zerre kadar haksızlık yapılmaz. Yapılan iş bir hardal tanesi kadar bile olsa onu tartıya koyarız. Hesap sorucu olarak Biz yeteriz" (Enbiyâ suresi, 47. ayet).
Günde beş vakit namaz kılmak ve Ramazan ayında oruç tutmak, İslam'da ayrı ayrı emredilmiş ibadetlerdir. Namaz kılmayan bir kişi de oruç tutabilir. Ancak namazın değeri çok büyüktür ve onu terk etmek büyük bir günah olduğunu da unutmamak gerekir. Namaz, ergenlik çağına ulaşmış, akıl sahibi her Müslümana farzdır. Namaz, günde beş vakit kılınan bir ibadettir. Kıyamet gününde de ilk sorgulanacak amel namazdır.
Peygamberimiz (ona Allah'ın salât ve selâmı olsun): "Kıyamet günü kul ilk olarak namazdan sorguya çekilir. Eğer namazı düzgünse kurtulur ve kazanır. Eğer namazı yoksa aldanır ve zarara uğrar" buyurmuştur (Tirmizî, Ebû Dâvûd, Nesâî).
Hazırlayan: Hasan AMANKUL
Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve editör tarafından gözden geçirilmiştir.