Allah Teâlâ'dan peygamberlere doğrudan veya bir elçi aracılığıyla gelen kesin bilgilere "vahiy" denir. Kur'an'da Allah Teâlâ'nın arıya, Musa'nın annesine, İsa'nın havarilerine, meleklere, yere ve yedi kat göğe vahiy gönderdiği bildirilir.
Ayrıca Âdem'den başlayarak tüm peygamberlere (Allah'ın selamı onların üzerine olsun) vahiy gelmiştir. Bu konuda Kur'an'da şöyle buyrulur:
"Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahiy ettiğimiz gibi, sana da (Muhammed) vahiy ettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve onun soyuna, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a, Süleyman'a da vahiy ettik. Davud'a da Zebur'u verdik" denilmektedir (Nisa suresi, 163. ayet).
Ayrıca "Sana bu Kur'an'ı vahiy etmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz" buyurularak Kur'an'ın da vahiy yoluyla indirildiği belirtilir (Yusuf suresi, 3. ayet).
Vahyin nasıl olduğu ve nasıl bir etki bıraktığı bize meçhuldür. O, Allah ile peygamber arasındaki gizli bir konuşma halidir. Bazen vahyin gerçek bir rüya şeklinde geldiği, bazen de Cebrail (aleyhisselam)'ın insan suretinde veya kendi suretinde gelip vahyi getirdiği rivayet edilir. Miraçta ise Yüce Peygamberimizin (ona Allah'ın salât ve selamı olsun) perde arkasından Allah Teâlâ ile konuşup beş vakit namazı ve "Bakara" suresinin son iki ayetini aldığı bilinir.
Âişe annemizden (Allah ondan razı olsun) rivayet edilen bir hadiste, Haris bin Hişam, Allah Resulü'ne (ona Allah'ın salât ve selamı olsun): "Size vahiy nasıl geliyor?" diye sorar. Bunun üzerine Allah Resulü (ona Allah'ın salât ve selamı olsun):
"Bazen çan sesi gibi gelir, bu bana çok ağır gelir, fakat söylediklerini kavradıktan sonra rahatlarım. Bazen de melek insan suretinde gelir ve bana konuşur, ben de söylediklerini anlarım."
diye cevap verir. Âişe annemiz (Allah ondan razı olsun) şöyle der: "Çok soğuk bir günde ona vahiy geldiğini ve vahiy sona erdiğinde alnından soğuk terler aktığını gördüm" (Tirmizi).
Sahih hadislerde "Peygamberimize (ona Allah'ın salât ve selamı olsun) vahiy geldiğinde çok zorlanır, yüzü bembeyaz olurdu. Ayrıca Allah Resulü (ona Allah'ın salât ve selamı olsun) vahiy geldiğinde başını eğerdi. Sahabeler de başlarını eğerlerdi. Vahiy sona erince başını tekrar kaldırırdı" denilmiştir (Müslim).
Hazırlayan: Hasan AMANKUL
Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve editör tarafından gözden geçirilmiştir.