Vakitler
Oruçtr

RAMAZAN AYINI DUYURAN HADİS VAR MI?

Shejire Editorial

CevapEditorialShejire Editorial

Ramazan, Müslüman toplumu için özlemle beklenen ve vedası zor olan mübarek ve değerli bir aydır. Özellikle ayın başlangıcı çok önemlidir. Bu yüzden herkes Ramazan'ın gelişini erkenden duyurmak ister. Ancak bu duyurunun ne kadar güvenilir ve doğru olduğu çoğu zaman bilinmez. Son yıllarda "Kim Ramazan ayının başladığını haber verirse, ona cehennem ateşi haram olur" şeklinde bir "hadisin" yayılması alışkanlık haline gelmiştir. Fakat bu, hadis değildir; Allah Resulü'ne iftiradır. Bunu aşağıdaki örneklerle açıklayabiliriz.

Birincisi, böyle bir söz hiçbir hadis kaynağında geçmemekte ve Allah Resulü’ne (ona Allah’ın salât ve selâmı olsun) kadar olan isnadı (hadisi rivayet edenler zinciri) bulunmamaktadır. Hadis ilminde "her hadisin isnadı olmalıdır" denir. İsnadı olmayan herhangi bir sözü "hadis" olarak adlandırmak yanlıştır. Bu yüzden büyük muhaddislerden Abdullah ibn Mübarek (Allah ona rahmet etsin) şöyle demiştir: "İsnad dindendir. İsnadı olmayan dilediğini söyler."

İkincisi, Ramazan ayının başlangıcı hilalin görülmesiyle tespit edilir. Günümüzde birçok Müslüman ülkede yeni ay bu şekilde belirlenir. Bu nedenle hilali görmeden kesin tarih vermek esasen doğru değildir. Ancak Rusya, Türkiye ve Orta Asya gibi ülkelerde hicri ayların başlangıcı uluslararası astronomi araştırma merkezlerinin verilerine göre önceden belirlenip ilan edilir. Bu durumda herkes kendi ülkesinin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya (fetvaya) uymalıdır.

Üçüncüsü, Ramazan ayının başladığını haber veren kişinin cehennemden kurtulacağına dair bir hüküm şeriat prensiplerine aykırıdır. Çünkü cennete girmek veya cehenneme düşmek bu tür işlerle değil, şeriatın emrettiği görevleri yerine getirmekle olur.

İmam Celaleddin Suyuti (Allah ona rahmet etsin) hadis ilmiyle ilgili eserinde, hadis ilminin otoritesi İbnü'l-Cevzi'nin şu sözünü aktarır: "Bir hadisin akla aykırı, güvenilir metinlere uymayan veya ana kaynaklara ters düştüğünü görürsen, onun uydurma olduğunu bil." Ve şöyle devam eder: "Ana kaynaklara aykırı" denildiğinde müsned ve meşhur hadis kitaplarında yer almayan hadisler anlaşılır" (Tadrib ur-Ravi, 1/327).

Peygamberimize (ona Allah’ın salât ve selâmı olsun) iftira atmak, onun adına bilerek ya da bilmeyerek asılsız sözler söylemek büyük günahtır. Böyle bir davranış, o "hadisi" söyleyen ve yayan kişinin cehenneme girmesine sebep olabilir. Çünkü Peygamberimiz (ona Allah’ın salât ve selâmı olsun) şöyle buyurmuştur:

"Kim bile bile benim adıma yalan söylerse, cehennemdeki yerine hazırlansın."

(Buhari, Tirmizi)

Bir başka hadiste ise:

"Kim benim adıma, yalan olduğundan şüphelendiği bir hadisi naklederse, o da yalancılardan biridir."

(Müslim). Âlimler, yalan hadis söylemekten ve yaymaktan sakındırmışlardır. Bunu yapan kişinin tevbe edip Allah Teâlâ’dan af dilemesi gerektiğini belirtmişlerdir.

Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve editör tarafından gözden geçirilmiştir.

Buradaki cevaplar kullanıcılar tarafından yazılır ve resmî fetva niteliği taşımaz. Bağlayıcı bir hüküm için yetkili bir din görevlisine veya müftülüğe başvurun.

👍 0👎 0💬 0👁 0
Paylaş:

Yorumlar

Henüz yorum yok.