Bazı insanlar arasında "safer ayında evlenilmez, düğün yapılmaz, uzun yolculuğa çıkılmaz" gibi sözleri sıkça duyarız. Onlara göre, bu tür işler sonunda başarısızlıkla sonuçlanabilir.
Şeriatımızda "safer ayında düğün yapmak caiz değildir" şeklinde bir hüküm yoktur. Ayrıca dini kaynaklarda safer ayının uğursuz bir ay olduğuna dair bir bilgi bulunmamaktadır. Bilakis Peygamberimiz (ona Allah'ın salât ve selamı olsun) şöyle buyurmuştur:
"Bulaşıcı hastalık yoktur, uğursuzluk yoktur, yıldızların sönmesinde bir tehlike yoktur ve safer ayında hiçbir uğursuzluk yoktur." (Müslim, Ebû Dâvûd)
Allah Teâlâ Kur'an'da şöyle buyurur:
"Başınıza gelen her türlü kötülük ancak Allah'ın izniyle olur." (Teğabun Suresi, 11. ayet)
Bu nedenle kadere iman eden bir Müslüman, hayır ve şerrin Allah'ın dilemesiyle olduğuna inanır.
Dinimizde aslı olmayan batıl inançlara uyulmaz. Aksine, İslam tarihinde bu ayda birçok hayırlı iş yapılmıştır ve Müslümanlar bu aya "saferul-hayr" (hayırlı safer) demişlerdir. Bu ay birçok hayırlı ve güzel işin başlangıcına vesile olmuştur. Mesela, Medine'deki Mescid-i Nebevi'nin inşası hicri birinci yılın safer ayında başlamıştır. Peygamberimiz (ona Allah'ın salât ve selamı olsun) yine bu ayda sefere çıkıp Hayber Kalesi'ni fethetmiştir. Yine bu ayda Hz. Hatice ile evlenmiş, ikinci hicri yılın safer ayında sevgili kızı Hz. Fatıma'yı Hz. Ali'ye (Allah ondan razı olsun) nikâhlamıştır.
Ancak her gün Allah Teâlâ'nın günü olarak kabul edilir. O günlerde hem iyilik hem de kötülük yazılmış olabilir. Gerçekten de insanın ibadetle ve salih amellerle geçirdiği gün ve aylar onun için bereketli ve başarılı olur. Günah ve kötülükle geçirilen günler ise onun için boşa geçmiş ve başarısız günler olur.
Hasan AMANKUL,
"Minare" gazetesi, No:18, 2021
Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve editör tarafından gözden geçirilmiştir.