Vakitler
Diğertr

TELEFONLA TAZİYEDE BULUNMAK DOĞRU MUDUR?

Shejire Editorial

CevapEditorialShejire Editorial

En ağır acılardan biri, yakın akrabaların vefatıdır. Böyle bir musibete uğrayan kimse sabredip «إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّـا إِلَيْهِ رَاجِعونَ» duasını okursa, büyük sevap ve yüksek derecelere ulaşır.

Kur’an-ı Kerim’de bu konuda şöyle buyrulmuştur: “Başlarına bir musibet geldiğinde: ‘Biz Allah’a aidiz ve O’na döneceğiz’ derler (sabredenler). İşte Rablerinin rahmeti ve mağfiretine layık olanlar onlardır. Doğru yolda olanlar da onlardır.” («Bakara» suresi, 156-157. ayetler)

Allah Resulü (Allah’ın salât ve selamı onun üzerine olsun) şöyle buyurmuştur: “Ölüm bir korkudur. Sizden birinin kardeşi vefat ederse, ‘Elbette biz Allah’a aidiz ve O’na döneceğiz. Gerçekten biz Rabbimize döneceğiz. Allah’ım! Merhumu kendi katında iyiler arasına kat! Defterini yücelere (illiyyîn) kaldır! Geride kalan ailesini koru! Bizi sevaptan mahrum etme! Bizden sonra bizi ağır bir imtihana alma!’ desin” (el-Adab el-İslamiye, 236).

Taziye etmek, cenazenin defnine yardımcı olmak, merhamet göstermek, üzüntüyü hafifletir ve acıyı teselliye dönüştürür.

Peygamberimiz (Allah’ın salât ve selamı onun üzerine olsun) şöyle buyurmuştur: “Kim bir kederli kişiye taziyede bulunursa, ona da o musibete verilen sevap kadar sevap verilir.” (Tirmizi).

Telefon veya internet üzerinden sözlü ya da yazılı olarak taziye mesajı göndermek caizdir. Çünkü taziyedeki amaç, acılı kişiye duygusunu ve dileğini iletmek, onu teselli etmek ve sabra davet etmektir. Ayrıca acılı kişiye bir kez taziyede bulunulmuşsa, ikinci kez taziye etmeye gerek yoktur (Fetâvâ-i Hindiyye, 1/228).

Yaslı kişiye “Allah merhuma rahmet etsin, günahlarını bağışlasın, onu rahmetine alsın; ayrıca size sabır ve bu vesileyle sevap dilerim” gibi sözlerle taziyede bulunmak müstehap sayılır (Fetâvâ-i Tatarhâniyye, 1/620). En güzel taziye örneği ise Allah Resulü’nün (Allah’ın salât ve selamı onun üzerine olsun) şu sözleridir:

“Şüphesiz, alan da Allah’ındır, veren de O’dur. Onun katında her şeyin bir eceli (süresi) vardır.” (Buhari).

Hazırlayan: Hasan AMANKUL

Bu içerik yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve editör tarafından gözden geçirilmiştir.

Buradaki cevaplar kullanıcılar tarafından yazılır ve resmî fetva niteliği taşımaz. Bağlayıcı bir hüküm için yetkili bir din görevlisine veya müftülüğe başvurun.

👍 0👎 0💬 0👁 0
Paylaş:

Yorumlar

Henüz yorum yok.